YOOtheme
Öğrencilerin hikayeleri PDF Yazdır E-posta
  • Kitap bulma konusunda oldukça sıkıntı çekiyorum. Bu yüzden bir gönüllü okuyucu grubu kurmaya çalışıyorum ki üniversitemizdeki tüm görme engelli arkadaşlar  bu sıkıntıları çekmesin. İşler çok iyi  değil ama bir kitap bir kitaptır yinede.Ayrıca okunan kitapları da paylaşmak için GETEM'e gönderiyoruz. Böylece ümit ediyorum ki  GETEM'de daha çok mesleki kitap bulunabilecek . F.F

  • Prematüre doğdum ve küvöze çok geç alındım. Bu yüzden spastik engelli oldum. Doktor hatası yani.  Ne mutlu bana ki ailem beni engelliyim diye hayattan soyutlamadı ve hayatta kendime yer edinmem adına benim arkamda oldular. Halen daha, bu yollarda beraber yürümekteyiz.                                        Kendisiyle, engeliyle, çevresiyle barışık biri olduğum için hayata tutundum. Daha sıkı tutunmak için sizin gibi dostlar arıyorum.  Tabii ki kaygılarım var. İş gibi, hayatımı düzenleme ve mutlu rahat devam ettirebilme aile kurabilme gibi. Kısaca, hayatıma kendi güç ve imkalarımla özgürce ve güçlü devam edebilmek adına kaygılarım var.  Çünkü toplum bizi kabul edip içinde değerlendirecek bilinçte değil. Çevre ise asla bizlere göre düzenlenmemiş. Ne mwkanlar, ne taşıma araçları, ne yollar ...    Her zorluğa rağmen bize Tanrı'nın verdiği çok değerli bir armağan olarak gördüğüm hayatı, zevkli yaşamalıyız diyorum. Bunun içinde birbirimizin desteğine çok ama çok ihtiyacımız var.  Daha dik, daha güçlü olmak, birbirimizi tanımak ile mümkün diye düşünüyor ve sizlerden haber bekliyorum. D.P


  • Lisanstayken 2. sınıfın ikinci döneminde görsel algı diye bir dersimiz vardı. Ders zorunlu bir dersti ve  hoca "nasıl yaparsın bilmiyorum, istersen dekanlığa başvur, dersten muhaf ol" dedi ama  ben dersten muhaf olmak istemedim, çünkü dersin hocasını çok seviyordum ve görsel algı konusunu da öğrenmek istiyordum. Bu yüzden gidip bölüm başkanıyla ve akademik danışmanımla  görüştüm ve  sonunda eğer  dersi alıpta  kalırsam, bir daha ki dönem dersten muhaf olmamam kararı verildi.  Dersi aldım ve  derste kayıt cihazı kullanmaya başladım.Aslında diğer derslerde de kayıt cihazı kullanıyordum ama genelde arkadaşlarım notları bana kasete okuyorlardı. Derste yaptığım kayıtları sınavlardan önce dinlemmem çok vakit aldığından arkadaşlarımın okuduklarından çalışıyordum fakat bu sefer insanlar bana” Dersi almakla sen kendin kaşındın“ gibi bir tavır takındı ve bu yüzden  notları okutamadım ve  sınavlara kasetlerden çalıştım.Hiç bu kadar bir derse çok çalışmamıştım. Sonuç olarak dersi BA notu alarak geçtim ve hocam dahil herkes çok şasırdı. Eğer fırsat verilirse görmeyen birinin de görsel algı gibi anlatımı da görsel meteryallere dayanan bir dersi   yapabileceğini görmüş oldular... tabii ki bana fırsat verilen güzel bir örnek hepsi, hatta çoğu böyle değil...                                                                                                                                                               E.B.

  • Üniversite hayatim boyunca karşilaştiğim en büyük güçlükler  iletişim kurmada ve dersleri takip etmede olmuştu. Halende iletişimde bazı zorluklarla karşılaşabiliyorum. Üniversite hayatımın ilk yıllarında olmasa da son dönemlerimde dersleri daha iyi takip edebilmem için bir yardımcı ögrenci görevlendirilmişti; bu ögrenci benimle birlikte bazı derslere giriyor ve derslerde hocanın söylediklerini yazıyordu (hepsini yazması mümkün değildi ama yazabildigi kadar). Bende o notları okuyarak dersleri takip ediyordum. Böylesine basit bir uygulama sayesinde  bu desteği aldığım derslerdeki notlarim oldukça yükselmişti.                                                                                                                           C.D

  • 1. sınıfta fizyoloji dersindeki hocam benim daha iyi anlayabilmem için bana renkli ve oldukça büyütülmüş çıktılar getirip, dersten sonra da  15-20 dakikasını  bana ayırarak, o günün anlayamadığım yerlerini bana tekrardan anlatıyordu ve böylelikle epeyce zorlanacağım fizyoloji dersinden güzel bir notla geçebildim. Ne yazık ki her zaman  böyle duyarlı hocalara sahip olamıyoruz. Bu  nedenlede sorunlarımızın cözümünü  yine bizler bulup, birde  kabul ettirmek durumunda kalıyoruz.                                                           A.Y.

Türkiye
Turizim meslek yüksek okulu / açık öğretim işletme
Görme engelli


Lise hayatımda bilgisayarı ses kayıt cihazı olarak kullanarak annemin okuduğu notlardan sınavlara hazırlanabiliyordum.ÖSS sınavına geldiğimiz zamanda bir okuyucu ve işaretleyici bizlere yardımcı oluyor.Şekil sorunlarından muhafız ve sınav sonuna yarım saat süre ekleniyor.Tabi bu hakların kazanılması çok zaman aldı. 94-2004 yılları arasında bilkent üni.okurken,bilkent üni. ortaya koyduğu gönüllü okuyuculuk projesi sayesinde ders kitaplarımı gelen gönüllü arkadaşların ses cihazına kaydetmesi sayesinde okumam gereken bütün kitap ve notları istediğim aralıklarda dinleme imkanı sağladı.Bölümdeki hocalarda sınav kağıtlarımı A3'e büyük puntolarla yazarak yardımcı oldular.Tahtanın kullanıldığı matematik ve muhase derslerinde siyah kalemler sayesinde arkadaşlarım tahtadaki notları geçirebiliyolar ve benimde bu notlar çalışabilme imkanım oluşuyordu.Açık öğretim okurken de gene aynı yöntemlerle başarılı olmayı becerdim ve 2 yılda tamamlamam gereken lisans eğitimini tamamlamış oldum.                                          ŞZ

Türkiye
Grafik tasarımı
Işitme engelli

Üniversiteye kadar eğitimde ciddi sorunum olmadı. Üniversitede yaşadığım en büyük sıkıntı dersi anlatan hocayı iyi anlayamamaktı. Çünkü kimse not yazmıyor. Hoca eğitim materyali, döküman vermiyor. Teorik anlatılan derslerde sıkıntı çekiyordum. Sınıftaki neredeyse tüm arkadaşlarıma soruyordum "ne anlattı? ne yazdın?" diye. Sağolsun arkadaşlar işitme kaybımı bildikleri için anlayış gösteriyorlardı. Ancak bu kimseyi tanımadığım fakülte ortak derslerinde yani anfide çok daha büyük oluyordu. Yani genel dersler okuduğum grafik bölümüne yönelik değil tüm bölümlere (iç mimarlık, endüstri tasarım, heykel vs.) yönelik oluyordu. Haliyle arkadaşlarım bu derslere az giriyordu. Neredeyse yoktular. Dolayısıyla tanımadığım öğrenciler arasında oluyordum. Sonuç:  hayatımda ilk defa bütünlemeye kaldım! :) Neyse ki daha sonra bulduğum fotokopi ders notlarını çalışarak geçtim bütünlemeyi. Tabii daha sonra da hocanın önüne "teyp" koymak ve aileme dinlettirip yazı çıkartmak aklıma geldi. Geçte olsa bu fikiri de denedim.  Ama aileniz de sanatsal kavramlardan hangi yere kadar anlardı? :)....                                                                                           ÖDU

 

 Inigilizce'de dünyadan başka hikayeler

 
< Önceki   Sonraki >