YOOtheme
Claire Konusması PDF Yazdır E-posta

Sayın rektör, sayın Vali, değerli misafirler,

15 sene önce Türkiye’ye geldiğimde “sokaklarda hiç engelli kişi” yoktu. İki sene sonra Orta Doğu Teknik Üniversitesi’ne çalışmaya başladığımda Körler Okulu’ndaki çocuklar acaba ODTÜ’ye girmeyi hedefleyebilir mi? diye merak ettim. Bu uzun ve yalnız bir yolculuğun başlangıcıydı. Bu yolculuk engelli öğrencilerin üniversitede başarılı olabilmesi için daha iyi yolların aranmasına yönelikti. Daha önceden, az sayıda engelli öğrenci liseyi bitirip üniversiteye  devam edebilirdi. Fakat her üniversiteli engelli kendi memleketinde önemli bir öncüydü ve engelli çocuklarını okutmayan anne ve babalara ilham verirdi.

 

Ocak 2007’de ilk AB projemi gerçekleştirdim. Bir haftalık eğitiminde West of England Üniversite’si engelli öğrencilerine verdiği destek yollarını, sistemlerini, kriterlerini ve önceliklerini Türkiye’den gelen beş katılımcıya anlattı. Bunların Türlkiye’de nasıl uygulanacağınız aramızda tartıştık. Beş katılımcıdan biri Mustafa Kemal Üniversitesi’ni (MKÜ) temsil eden Nurcan Köse idi. Mayıs 2007’de Leonardo Davinci projesinin yayılma faaliyetine 19 üniversiteden 28 kişi katıldı. Katılım Türk toplumunun değişime hazır olduğunun bir göstergesiydi. Birkaç hafta sonra MKÜ’ne davet edildim. Sıcak karşılama, yüksek derecede ilgi, seri bir organizasyonla konferans ve çalıştay düzenlemesi ve rektör bey dahil her türlü insanla tanışma çok olumlu bir etki bıraktı.  Ankara’da AB Sivil Toplum Diyalog Programı’na bu projenin başvurusu hazırlamaktaydık.

 

TIU projesinde yer alacak etkin katılımcı seçerken kritik bir karar da projede Ankara dışı sorumluluk taşıyabilen, yeniliğe açık ve özellikle engelli öğrencilere daha uygun fırsatlar sağlamaya kendini adamış üniversite MKÜ idi. MKÜ’nin bu projeye seçilmesinde başta rektör Prof. Dr. M. Şerefettin Canda olmak üzere en üst yönetimin desteği vardır. Projeden sorumlu ekip 2005 yılında çıkan Türkiye Özürlüler Yasası ve bu yasaya bağlı 2006 yılında çıkan YÖK Yönetmeliği’nin üniversitelere getirdiği sorumlulukların farkındadır.  Bu ekibin  öncülüğü diğer üniversitelere yol gösterici olacak. Bu projenin Eğitim Fakülte’sine bağlı olması engelli MKÜ öğrencilerine gerekli koşulların geliştirilebilmesi için uygun. Ayrıca öğretmenlik formasyonu alan tüm öğrencilerin engellilikle ilgili bilincini artıracak. MKÜ’nün bu projeye  dahil edilmesinin bir diğer nedeni, yeni kampüsünün baştan itibaren engellilerin düşünülerek tasarlanmasına uygun olmasıdır. MKÜ öğrenci ve personeli arasındaki sıcak ilişkilerle projeden çıkan sonuçlar ve kavramlar daha rahat yayılabilir. Proje ile MKÜ “daha erişilebilir” bir üniversite olacak ve bu engelli öğrencilerin üniversiteyi tercihlerinde etkili olacaktır. MKÜ’nun toplum ile sıkı teması projenin yerel halka, yöneticilere, eğiticilere, esnafa ulaştırılması ve paylaşılmasını kolaylaştıracak.

 

Bu proje 2007’in AB Leonardo Davinci Projesi’ni baz alarak Ağustos 2007’de AB’ye sunulmuştur. Ancak projenin seçimi 10 ay sürdü. O süreçte bazı gelişmeler oldu. Bunlardan biri YÖK’ün izni ile kurulan elektronik gruptur. Ekim 2007’de kurulan bu grup şimdi 50’ye yakın üniversiteden 100’den fazla üye arasında iletişim sağlamaktadır. İkincisi ise Haziran 2008’de gerçekleştirilen İkinci Engelsiz Üniversiteler Çalıştayı idi. Çalıştaya 27 üniversiteden  50 kişi  katıldı, yapılan tartışmalar projeye bir ilk adım oluşturdu. TIU projesi bu gelişmeleri uluslar arası  katkı ile daha ileri seviyelere götürecek.

 

Sorunlar ve  çözümler yıllar içinde deneyim kazanmış uzmanlarca paylaşılacak. Böylece Hollanda’dan gelen Handicap Studie kurumu ortak olarak seçildi. Handicap Studie Hollanda’da tüm üniversitelere merkezi destek sağlamaktadır. Paylaşmak istediğim çarpıcı bir veri; Hollanda’da üniversite öğrencilerinin % 11-15’i dezavantaj yaratan bir durumu olduğunu bildiriyor. Türkiye’de veri toplayan üniversitelerde öğrencilerin ancak % 0,1’i bildirmektedir. Çünkü elde edilecek bir avantaj yoksa bildirim yapılmamakta.

 

Bu proje ile Hollandalı ortakların ülkeleri dışındaki farklı bir kültürden davranış ve  etkileşim öğreneceklerini yanısıra başkaca deneyim ve anlayış kazanacaklarını da umuyorum. Türkiye güçleri her zaman dışarıdan gözükmeyen potansiyel dolu bir ülkedir. Sizinle çalışmayı dört gözle bekliyoruz.

 

Engelsiz Üniversitelere Doğru Projesi ile de Avrupa’nın tümünde bu konuda çalışan kişilerle bağlantı kurulacaktır. Projenin başında farklı ülkelerde yapılan uygulamalar ile ilgili veriler internet üzerinden toplanacak, projenin sonunda ise Antakya’da gerçekleştirilecek olan toplantıda on ülkeden uzmanlar ile projenin son bulguları tartışılacak. Projede yer alan Türk katılımcılar çeşitli nedenlerle seçildi. Van Yüzüncü Yıl Üniversite’si (YYÜ) Ankara’dan en uzak üniversitedir. Ayrıca YYÜ Türkiye’de Engelli Öğrenci Danışma Birimi’ni ilk kuranlardan biridir. Ankara’dan uzak olmalarına rağmen sahip oldukları enerji ile projeye güç katacaklar. Gazi Üniversitesi’nin bir taraftan en çok engelli öğrenciye sahip olması, diğer yandan Prof.Dr. Ayşegül Ataman’ın varlığı seçilmesinde etkin olmuştur. 42 senedir engelli öğrencilere daha uygun koşulların yaratılması için çalışan ve 1980’lerde ÖSS’da görme engelli adaylara uygun alternatif yaratan bir kişidir.  Geniş yelpazedeki Türk katılımcılar Engelsiz Üniversitelere Doğru Projesi’ne çeşitlilik katacaktır. Projemizin önemli bir özelliği de engelli öğrencilerin bizzat katılmalarıdır. Onlar engellilikle ilgili deneyime sahipler ve şimdiye kadar düşünülmeyen / dikkate alınmayan ihtiyaçlarını kendi ifade edecekler. Bu projede yer alan engelli bir öğrenci daha iyi temsilci olma, karşıdakini iyi dinleme, uzlaşma sağlama gibi beceriler geliştirecek. Bu öğrenciler etkin çözüm yaratmada aktif rol alacaklar. Üçüncü katılımcı merkezi Ankara’da olan The Netherlands Institute of Higher Education’dur (Hollanda Yüksek Öğrenim Enstitüsü). Projenin oluşturulmasında, yurtdışı bağlantıların koordinasyonunda ve projenin yönetiminde önemli bir rol almaktadır.    

 

Sonuç olarak bu proje; izole olan öğrencilerin bireysel çözümlerinden yola çıkılarak genel  çözümlerin oluşturulmasını sistematize ve standardize edecek. Böylece oluşacak sistemin kurucularından (projenin öncülerinden)  bağımsız olarak devamlılığı sağlanacaktır.

Konuşmamın başında bahsettiğim yolculukta artık SİZLERLE birlikte kalabalığım. Herkesten gelen farklı katkılar tamamlayıcı olup, bizim geliştireceğimiz yöntemler ve alternatifler ile Kuzey Batı Avrupa’nın  mevcut sistemlerinin ötesine geçilecektir.

 

İlginiz ve projemize verilecek destekleriniz için teşekkürler ve saygılar.

 

Claire Özel

Engelsiz ODTÜ Koordinatörü

 

 

 

 

 
< Önceki